Ditib-Espelkamp
info@ditib-espelkamp.de

Müslüman Çocuğun Edebi - Görgü Kuralları

 

 

İslâm;  doğumdan  ölüme  kadar hayatın ne şekilde  yaşanacağını, davranışların nasıl olacağını, iç ve dış dünyamızın ne şekilde bir  yapıya  kavuşturulacağını  tespit  etmiştir. Madden ve mânen sağlıklı bir fert, sağlıklı bir aile  ve  sağlıklı  bir  toplumun  yolu   İslâmın emrettiği  hayat tarzını    yaşamak ile mümkün olabilecektir. 

    Her hayrın başı Besmeledir ! 

     Her hayırlı işe Bismillahirrahmanirrahim ile başlanır. Sonunda da Elhamdülillah denir. 
     Sevgili Peygamberimiz: "Bir işe besmele ile başlanılmaz sonunda da Elhamdülillah denmezse o işte 
     hayır olmaz"buyurmuştur. Çünkü besmele çekerek kul ile Allah arasındaki gerçek alâka kurulmuş 
     olur. Nerelerde besmele çekilir veya çekilmez bir kaç misal verelim:

    "Yemek yemeğe, abdest almaya  ve hayırlı işe başlarken besmele çekmek sünnettir. 
    . Tuvalete girerken besmele çekmek mekruhtur. 
    . Haram olan birşeyi yapmaya başlarken besmele çekmek haramdır. 
      Biz müslümanlar haramlardan kaçınacağız. 
    . Kat'i olarak haram olan bir şeyi işlerken besmele çeken kâfir olur. 
    . Kapıları açıp kapatırken, mutfaktaki yemek kaplarının kapaklarını açarken, yemek yaparken,
      ocak yakarken, mutfağa girerken besmele çekmek sünnettir. 
    . Süt, su, çay, ilaç içmeye başlarken besmele çekilir. 
    . Sakalı tamamen keserken besmele çekmek câiz değildir. 
    ***

     SELAM  VERME  ADABI:

      Müslümanlar birbirleri ile karşılaşınca selamlaşır ve tokalaşır.
      Selam vermek sünnet, verilen selamı almak farzdır.

     1. İslam'ın emrettiği selamı unutma.
     2. Tanıdığın veya tanımadığın Müslümanlarla karşılaştığın zaman selam vermeyi ihmal etme 
         (Esselamü Aleyküm). 
     3. Selam verme şekli şöyle: 
         a) Binek üzerinde olan yürüyene,
         b) Yürüyen oturana,
         c) Az kişiler çok kişilere,
         d) Küçükler büyüklere selam verirler.
     4. Verilen selama onun misliyle veya ondan daha güzel bir şekilde cevap ver. 
     5. Konuşmadan önce selam ver. Peygamberimiz bir Hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: 

     "Kim  selamdan  önce  konuşmaya  başlarsa  ona  cevap  vermeyin"
    

     KONUŞMA  ADABI

     Şahsımıza karşı vazifelerimizden biri de dilimizi terbiye ve islah etmektir. İnsan iyi ve kötü bir çok 
     şeyi dilinden bulur. Birçok insan dili sebebiyle en büyük musibetlere uğramışlardır. 
     İnsanları cehenneme sürükleyip götüren de dilleridir.

     01. Söylediği sözün nereye varacağını, düşünmek. 
     02. Dünya ve ahiret için faydası  olmayan  sözleri  söylememek. 
     03. Sözleriyle  kimsenin  gönlünü  kırmamak. 
     04. Musibet  ve  felaket  getireceğinden korktuğu  şeyi  söylememek. 
     05. Konuşurken başkasının sözünü kesmemek. 
     06. Bir insanı över veya yererken aşırı gitmemek. 
     07. Büyüklerin yanında yüksek sesle  konuşmamak. 
     08. Boşboğazlık, gevezelik etmemek. 
     09. Söylerken ağzını eğip  büzmemek, avurt çatlatmamak, ustalık, bilgiçlik satmamak. 
     10. Konuşurken karşısındakini  hiçe  sayarak ukalalık yapmamak, onun sözlerinde ayıp ve kusur 
           aramamak. 
     11. Dilini la'nete, küfüre ve kaba konuşmaya alıştırmamak. 
     12. Kendisine verilmiş bir sırrı başkasına  söylememek.      . 
     13. Yalan yere bir söz vermemek, yapamayacağı bir şeyi söylememek. 
     14. Yalan söylemekten, yeminden, gıybet etmekten, koğuculuktan  sakınmak. 
     15. Başkalarıyla  alay  etmemek, kimseye  kötü  bir  ad  takmamak.

    *** 

     GÜZEL  SÖZLER  ADABI

     Söz  söylerken güzel söylemek, kabalık yapmamak, karşısındakilerin halini gözetmek, dokunacak 
     sözlerden ve tasavvurlardan sakınmak Müslüman'ın vazifesidir. 
     Kur'an-ı Kerim yedi çeşit insanın peşinden gitmeyi ve onları dinlemeyi yasak etmiştir. 

     1- Doğruya ve yalana çok yemin eden. 
     2- Fikir ve düşüncesi düşük olan.
     3- Şuna buna söven, la'net eden, daima kusur ve ayıp araştıran. 
     4- Bir yerde konuşulan şeyleri başkalarına taşıyan. 
     5- Cimri ve son derece sıkı olan ve insanları iyilikten çeviren. 
     6- Hakkı tanımayan ve mütecaviz olan.
     7- Günaha dadanan, şerefsiz ve soysuz olan.

     ***

     EVE  GİRİŞ  ÇIKIŞ  ADABI

     1. Kapının  sağında  veya  solunda  durmak.
     2. Kapıya 3 defa vurmak, izin verilir ise, içeriye girmek, izin  verilmez  ise  geri  dönmek. 
     3. Eve girince ve çıkarken  "Esselamü Aleyküm" diyerek  selam  vermek. 
     4. Evden çıkınca "Bismillahi tevekkeltü al-Allah la havle vela guvvete  illabillah" demek.
     *** 

     YEMEK  YEME  ADABI

     01. Sofra  hazırlanırken  yardımcı  olmak. 
     02. Yemekten  önce  ve  sonra  elleri  yıkamak.
     03. Büyükleri sofraya oturmadan sofraya oturmamak.
     04. Besmele çekip, Allah'a vermiş olduğu nimetler için şükür etmek.
     05. Yemeğe önce yaşça veya mevkice büyük olan kişinin başlaması uygundur
     06. Sağ eliyle yemek.
     07. Lokmayı  ağza  göre  almak  ve  iyice  çiğnedikten  sonra  yutmak.
     08. Lokmayı  yutmadıkça  ikinci  lokmaya  el  uzatmamak.
     09. Önündeki  yemeği  soğutmak  için, yemeğin  içine  üflememek.
     10. Başkalarını  tiksindirecek, iğrendirecek  harekette  bulunmamak  ve söylememek. 
     11. Ağızda  yemek  varken  konuşmamak, gülmemek.
     12. Başkasının  lokmasına  ve  yediğine  bakmamak. 
     13. Elini yemek kabına silkmemek ve lokmayı ağzına götürürken başını tabağa doğru uzatmamak. 
     14. Yemek  seçmemeye  özen  göstermek.
     15. Yemeği aynı kaptan yeyip, tabağın ortasından değil, kendi  önünden  yemek. 
     16. Lokmasını  ve  aldığı  yemeği  bitirmek.
     17. Tabaklarda  artık, sofrada  kırıntı  bırakmamak.
     18. Toplu yemek yenirken herkes  yeyip bitirmedikçe sofradan kalkmamak.
     19. Yemek  bitince  "Elhamdülillah"  demek.
     20. Yemeği  yapana  teşekkür  etmek.
     21. Sofra  kaldırırken  yardımcı  olmak.
     22. Yemek  sonrası  elleri  yıkamak, dişleri  fırçalamak.
     23. Sokaklarda  yemek  yememek  ve  içmemek.
     24. Gezinerek  yemek  yememek.
     25. Helalinden, temiz  yemek  ve  Allah'a  şükretmek.
     26. Acıkmadan  yemek  yememek.

      Bir hadis-i şerifte:
     "Sizden biriniz yiyeceği zaman sağ eli ile yesin, 
      içeceği zaman da sağ eli ile içsin. 
      Zira şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer."  buyurulmuştur. 
     ***

     SUYU  İÇME  ADABI

     1. Besmele çekmek. 
     2. Suyu  bardaktan  (veya tasdan)  içmek.
     3. Suyu  oturarak  içmek.
4. Bardağı  sağ el  ile  ağıza  götürmek.
     5. Bardağın  içine  nefes  vermemek.
     6. Suyu  üç  yudumda  içmek  sonunda  Elhamdülillah  demek; su  içmenin adaplarındandır. 
 

    Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
    "Suyu çocuğun memeyi emmesi gibi için. 
    Depodan doldurur gibi içmeyin.
    Ondan ciğer hastalıkları zuhur eder."

     ***

     TUVALET  ADABI

     1. Tuvalete girmeden önce Eüzü Besmele çekmek.
     2. Sol ayak ile girmek.
     3. İhtiyacı  ayakta  değil, oturarak  gidermek.
     4. Tuvalette  konuşmamak, bir  şeyler  yememek, oyalanmamak.
     5. Tuvaletten  çıkmadan  temizlik  kontrolü  yapmak  (elleri yıkamak).
     6. Sağ  ayak  ile  çıkmak.
      7. Çıkınca "Gufraneke" demek, adaptandır.
     *** 

     YATMA  ADABI

     1. Yatmadan  önce  elleri  yıkamak.
     2. Dişleri  fırçalamak.
     3. Kıyafetlerle değil, pijamalarla yatmaya özen göstermek.
     4. Giysilere  sağdan  giymeye  başlamak.
     5. Besmele  çekip  sağ  tarafa  doğru  dönüp  yatmak.
     6. Yatmadan  önce  dua  etmek, adaptandır.
     ***

     GÖZ   KULAK  GİBİ  AZALARIN  TERBİYESİ

     Müslüman'a başkalarının kanı, ırzı, namusu, malı haramdır. Kendisinin olmayan herhangi bir şeye 
     kötü gözle bakmamak, kendi canı, namusu, malı nasıl mukaddes ise, başkalarınınkini de aynı 
     şekilde kabul etmeli, kendini tamamen haramdan ve kendisine ait olmayan her şeyden çekmek 
     İslâm'ın emridir.
     ***

      TOPLANTILARDA  ADAB 

     Kur'an-ı Kerim ve Hazret-i Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir mecliste nasıl davranılacağını 
     bildirmiştir. 

     01. Bir toplantıya herkesi iğrendirecek elbise ile, fena kokularla gitmemek, 
     02. Mecliste daima güler yüzlü olup, ekşi suratlı ve geveze olmamak, 
     03. İleri geçip oturmamak, hakkı olmadıkça ileriye geçmemek, 
     04. Kendisinden yaşça ve bilgice yüksek olanlara hürmet etmek, 
     05. Anası, babası veya hocasına daha çok hürmetli olmak, 
     06. Oturanlara sıkıntı verecek hallerden sakınmak, 
     07. İki kişi arasına oturmak lazım gelirse, onların iznini istemek, 
     08. Sonradan gelene yer göstermek, 
     09. Kendisinden büyük olanların yanında ayak ayak üstüne koymamak, 
     10. Ev sahibinin, misafiri uğurlaması, 
     11. Kalabalık içinde iki kişi arasında gizli konuşulmaması, 
     12. Esnememek, mecbur olursa eli ile ağzını kapamak, 
     13. Öksürme veya geğirme ile çevreyi rahatsız etmemek, tiksindirmemek, 
     14. Meclis ve toplantılarda  edebe riayet etmek.
     ***

     KOMŞULARIMIZA  KARŞI  VAZİFELERİMİZ

     Aile ve akrabamızdan sonra bize en yakın olan komşularımızdır.
     Komşularımıza  olan  vazifelerimizin  başlıcaları  şunlardır:

     1. Komşulara el ve dil ile eziyet etmekten kaçınmalıdır. Evde gürültü yapmak, dökülen çöplerle 
         komşuları zor durumda bırakmak, vb. Müslümanlıkla bağdaşmaz. "Peygamberimiz: "Allah'a ve 
         âhiret gününe İman  eden  komşusuna  eziyet  etmesin  buyurmuştur. (Sahihi Buhari)

     2. Komşusunu çaresizlik içinde gören kimse, onun yardımına koşmalıdır. Cenabı Hak bir ayeti 
         kerimede komşuya iyilik edilmesini tavsiye etmektedir. (Nisa Suresi: 36)

     3. Komşunun  evini,  kendisinin  bulunmadığı  zamanlarda  korumak,

     4. Komşuları zaman zaman ziyaret etmek, hastalandıklarında kendileriyle yakından ilgilenmek,

     Komşu hakkının önemini Peygamber Efendimiz şu hadisi şeriflerinden daha iyi anlamaktayız: 
     "Cebrail, bana durmadan komşuya iyilik yapmayı tavsiye etti. Bu sıkı tavsiyeden, 
     komşuyu komşuya mirasçı yapacağını zannettim. (Sahihi Buhari)

     Komşumuz Müslüman olmasa bile onlarla iyi geçinmek (örnek olmak), eziyet etmekten
     sakınmak, iyi davranışlar içinde bulunmalıyız.
     ***

     MİSAFİRLERE  KARŞI  VAZİFELERİMİZ

     Misafirleri güzel bir şekilde ağırlamak, Müslümanlığın emirlerindendir.
     Peygamber Efendimiz, kendisini ziyarete gelenlere elinde bulunan yiyeceklerden bol bol yedirir,
     hatta ev halkıyla birlikte geceyi aç olarak geçirdiği zamanlar da olurdu. Bir hadisi şeriflerinde şöyle 
     buyurulmakta: "Allah'a ve Kıyamet gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin (Sahihi Buhari)

     Atalarımız kahramanlığı ve dürüstlüğü yanında, misafirperverliği de, sahip olduğu eşsiz 
     üstünlüklerindendir. Bugün yurdumuzun birçok Köylerinde, misafirler için ayrılmış özel yerler vardır.

     Misafirlerimize  karşı  olan  vazifelerimizden  başlıcalar  şunlardır:

     1. Misafirleri güler yüz ve tatlı dille karşılamak, 
     2. Yediğimiz içtiğimiz şeylerin en iyisini onlara sunmak,
     3. Misafirlerin üzerine fazla düşüp onları sıkmamak,
     4. Misafirlerin yanında çocukları ve hizmetçileri azarlamamak,
     5. Topluluklarda dikkat ettiğimiz önemli noktalara, misafirlerin yanında da dikkat etmek.

     ***

     ZİYARETLERİN  ADABI

     Müslümanların birbirlerini ziyaret etmeleri, aradaki sevgi, saygı ve dayanışmayı kuvvetlendirir.
     Zaman zaman akraba, yaşlı ve hasta kimseler ziyaret edilmek  suretiyle gönülleri alınmalıdır.
     Ancak ziyaretlerin, usulüne uygun olarak yapılması gerekir.

     Ziyaretlerle ilgili edepleri  şöyle sıralayabiliriz:

     1. Ziyaretlerin vakti iyi seçilmelidir. Uyku, yemek ve iş zamanlarında ziyarete gidilmemelidir.
     2. Ziyaretlere giderken, temiz ve düzgün elbiseler giyilmelidir.
     3. Ziyaret edilen evin kapısı çalınmalı, ev sahibi izin verdikten sonra içeri girilmelidir.
     4. Ziyaret sırasında güler yüz gösterilmelidir.
     5. Ziyaretine gidilen evde bulunanların, sevinçleri ve kederleri paylaşılmalıdır.
     6. Ev sahibinin  işi varsa, ziyareti uzatmadan müsaade isteyerek ayrılmalıdır.
     7. Ziyaret edilen kimsenin yaş, akrabalık veya hastalık gibi durumları
         göz önünde bulundurularak, konuşma şeklinde dikkat edilmelidir.
     8. Özellikle yaşlılar ile hastalar, sık sık ziyaret edilmelerini beklerler.
         Bu bakımdan bu kimselerin ziyaretleri diğerlerine göre daha fazla yapılmalıdır

Nasihatler

Peygamberim Hazreti Muhammed (sav)
Allah ve Peygamber sevgisi; dinimizin esası, Allah'a varmanın en kestirme yoludur...
Bu ciddi sevginin anlamı, Allah'ın emir ve yasaklarına, Peygamberimiz (sav)'in buyruklarına
ve sünnetine uymaktır.
O halde ey çocuklar!
Kalblerinizi yalancı sevgilerden temizleyiniz!
Allah ve peygamber sevgisinden üstün bir sevgi tanımayınız!
Peygamberimiz (sav)'in Küçüklüğünde Sahip Olduğu Ahlâk

Sevgili çocuklar,
Peygamberimiz (sav) küçüklüğünde güzel ahlâkla ve kerim sıfatlarla anılırdı. Çünkü O,daima
doğru söylerdi, yalan söylemezdi.
İnsanlar emanetlerini ve kıymetli eşyalarını onun yanına bırakırlardı. Ve istedikleri zaman da
bıraktıkları gibi alırlardı. Çünkü onun en büyük sıfatı "el-Emin", yani "güvenilir" olmasıydı.
Peygamberimiz (sav) çobanlık yapardı. Ve rızkını elde etmek için ticaretle de uğraşırdı.
Aktifliği ve çalışmayı çok severdi.
Kimseye kızmaz ve kimseye kötü söz söylemezdi. Güzel edebi sebebiyle daima iyi
muamelede bulunurdu. Kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi. Affetmek onun şiarı olduğu için,
kendisine kötülük edenleri affederdi.
Peygamberimiz (sav) yetim kimselere iyilikte bulunurdu. Zayıflara, fakirlere ve muhtaçlara
yardım ederdi. Değil insanlara, hayvanlara dahi eziyet etmezdi. O cömert ve pek merhamet
sahibi idi.

Evet sevgili çocuklar,
Siz de daima doğru, güvenilir, yalan söylemeyen, başkalarına haksızlık etmeyen, çalışkan,
affedici ve edebli olmalısınız. Olmalısınızki, Resûlullah (sav)'in ahlâkıyla ahlâklanasınız.

Sevgili Çocuklar!
Bizler müslümanız, elhamdülillah... Dünyada bir insanın sahip olabileceği en kıymetli özelliği
müslümanlıktır.
Müslümanlığımızı korumanın tek yolu vardır, o da dinimizi öğrenmek ve öğrendiklerimizi
yaşantımıza tatbik etmektir. Eğer öğrendiklerimizi yaşantımızda uygulamazsak
müslümanlığımızı ve bir günde imânımızı kaybedebiliriz.
İmânı olmayanlar cehenneme giderler. Cehennem cezâ çekme yeridir. Müslümanlar da
cennete giderler. Cennet insanın her arzusunun verildiği yerdir. Gönlünüzde ne arzu
ediyorsanız bunların hepsini cennette göreceksiniz. Cennette bir şeye sahip olmak için paraya
gerek yok. Bu, Allah'ın sevdiği kullarına birer ikramı olacaktır. Mesela, babanız size sınıfınızı
geçtiniz, diye mükâfat olarak aldığı bisikleti size verdiğinde sizden para alıyor mu? işte Allah
da, iyi kullarını cennette böyle mükafatlandıracak. İyi kul olmak için müslüman olmak ve
müslümanca yaşamak şarttır.
İbâdetsizlik itaatsizliktir

Çocuklar!
Sevgili Peygamberimiz: "Müslüman ile kâfir arasında en büyük fark namazdır. Namazını terk
eden kâfirler gibi yaşar." buyurmuştur. Onun için sakın namazı ihmal etmeyiniz. Anneniz
babanız namaz kılmıyorlarsa onları ikaz ediniz. O zaman Allah sizi daha çok sever. Cennetiyle
mükafatlandırır sizleri. Cennet en güzel bir yerdir. Kim istemez oraya gitmeyi? Şu kâfirlere
bakın. Şeytana uymuşlar cehenneme talim ediyorlar.
Birde ibâdetsiz müslümanlara acıyoruz. İbâdetsizlik çok büyük eksikliktir. İbâdet etmeyen
Allah'a itaat etmiyor demektir.
Anneniz size "Git bakkaldan ekmek al" dese siz de almasanız, anneniz sizi sevmez değil mi?
Çünkü annenizin sözünü tutmadınız. Allah da namaz kıl, oruç tut, cihad et diye emrediyor.
Bir insan bunları yapmazsa Allah da böylelerini sevmez.
Çünkü; İbadetsizlik itaatsizliktir.

ÇOCUKLAR VE BABALAR

6 Yaşında : "Babam her şeyi biliyo..."

15 Yaşında : "Ben de babam kadar biliyorum..."

20 Yaşında : "Babam hiçbir şey bilmiyor..."

30 Yaşında : "Ne de olsa babam o da bazı şeyler biliyor.."

40 Yaşında : "Babamın fikrini sorsam fena olmayacak..."

60 Yaşında : "Babam, çok şey biliyormuş. Ah, hayatta olsaydı da babama danışabilseydim..."